Tek başına bir ümmet: Hz. İbrahim (AS)
Hanîf, müslim, evvâh, halîm… Hz. İbrahim (AS) kâmil insana mahsus olan hayır ve güzellik sıfatlarının kendisinde toplandığı bir peygamberdi. Tek başına bir ümmet olan Hz. İbrahim (AS) bir olan Allah'a iman etmiş, kavmini de tevhide davet etmişti. Ancak o da atası Nuh (AS) gibi yalanlandı. Fakat o (AS), inancında kararlıydı. İmanının nuru ateşi serinletti, Nemrut'un ağzını bağladı.
Giriş Tarihi: 14.11.2022
12:24
Güncelleme Tarihi: 14.11.2022
14:01
HANİFLİK İLE İLGİLİ AYETLER:
Dediler ki "Yahudi ve Hristiyan olun ki hidayete eresiniz." De ki "(Hayır, öyle değil!) Bilakis, (asıl hidayet) hanif olan İbrahim'in yoludur. Ve o, müşriklerden de değildi." (Bakara Sûresi, 135. ayet) Bakara Suresi, 135. ayetin tefsiri:
➡ Müşrik Araplar, kendilerinin Hz. İbrâhim'in yolundan gittiklerini, kendi bâtıl itikadlarının da İbrâhim'in dininin bir devamı olduğunu ileri sürdükleri için âyetin bu kısmını istismar ederek, "Muhammed İbrâhim'in dinine uyduklarını söylüyor, biz de onun yolundan gittiğimize göre aramızda fark kalmadı" şeklinde düşünebilirlerdi. İşte âyette yukarıdaki ifadenin hemen ardından, "O müşriklerden değildi" buyurulmak ve zımnen "Halbuki siz müşriksiniz" hatırlatması yapılmak suretiyle özellikle müşrik Araplar'ın ileri süreceği böyle bir iddianın önü kesilmiş bulunmaktadır (İbn Âşûr, I, 737).
"Şüphesiz ki ben, yüzümü hanif olarak, gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben, müşriklerden de değilim." (En'âm Sûresi, 79. ayet) En'âm Sûresi, 79. ayetin tefsiri: ➡ "Kur'an'ın temel tavrı, tanrı tanımazlardan ziyade şirkle mücadeledir. Bu da Kur'an'ın insanlarda ulûhiyyet fikrinin fıtrî olduğu, ancak bunun birçok şirk çeşidiyle, çok tanrıcılık inancıyla bozulduğu şeklindeki yaklaşımından kaynaklanmaktadır."
"Hiç kuşkusuz İbrahim, tek başına bir ümmetti. Gönülden Allah'a kulluk yapan (şirki terk edip dini Allah'a halis kılan bir) hanifti. Müşriklerden de değildi, olmadı." (Nahl Sûresi, 120. ayet) Nahl Sûresi, 120. ayetin tefsiri:
➡ "Zemahşerî, "iyilik rehberi" diye çevirilen ümmet kelimesinin burada iki anlama gelebileceğini belirtmektedir: İbrâhim'in sahip olduğu bütün güzel nitelikler sebebiyle âdeta tek başına bir ümmet kadar büyük ve önemli bir zat olduğunu ifade eder. Ayrıca ümmet, "bir toplumun kendisini iyilik konusunda önder ve rehber (imam) edindiği, peşinden gittiği kişi" anlamına gelir. Nitekim başka bir âyette bildirildiğine göre Allah Teâlâ ona, "Ben seni insanlara önder (imam) yapacağım." buyurmuştu." (Bakara 2/124).
HZ. İBRAHİM'İN (AS) TESLİMİYETİ:
◼ Prof. Dr. Kerim Buladı, Hz. İbrahim'in (AS) imanı hakkında şunları söyledi: "Hz. İbrahim (as), kâmil insana mahsus olan hayır ve güzellik sıfatlarını kendinde toplamıştı. İnsanların çoğu Allah'ı inkâr ederken veya Allah'a ortak koşarken o tek başına bir mümin, tek kişilik bir ümmetti. İnsanlar hayrı elde etmek için Hz. İbrahim'e (as) uyuyorlardı."
◼ Bakara Suresi'nin 131. Ayetine göre yüce Allah, "Teslim ol!" diye buyurduğunda Hz. İbrahim (AS) "Âlemlerin Rabb'ine teslim oldum." diyerek Müslüman olmuştu.
◼ Hz. İbrahim (AS), kâmil insana mahsus olan hayır ve güzellik sıfatlarını kendinde toplamıştı. İnsanların çoğu Allah'ı (CC) inkâr ederken, o tek kişilik bir ümmetti. İnsanlar, hayrı elde etmek için Hz. İbrahim'e (AS) uyuyorlardı.
İlk muhacir Hz. İbrahim'in hicreti bize neler anlatır?
İSLAM'DAN ÖNCE TEVHİD MÜCADELESİ
◼ Hz. İbrahim (AS) müşriklerin yapıp tapındıkları putları kırmış, tevhid için ateşe atılmayı dahi göze almıştır. Enbiya Suresi'nde şöyle buyrulur:
"Müşrikler Hz. İbrahim'e (as) dediler ki "Bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun? Hz. İbrahim (as) "Hayır!" dedi, şöyle cevap verdi: "Sizin rabbiniz göklerin ve yerin de rabbidir, onları O yaratmıştır; ben de buna şahitlik edenlerdenim". Sonra Hz. İbrahim (as) içinden şunu geçirdi: "Allah'a yemin ederim ki siz ayrılıp gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım!" Onlar gidince Hz. İbrahim putları paramparça etti, belki ona başvururlar diye büyük putu bıraktı. Dönüp durumu gören putperestler, "Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak o, zalimlerden biridir." dediler. Bazıları, "İbrahim denen bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik." deyince "O halde, onu hemen insanların önüne getirin, belki birileri şahitlik eder" dediler. "Bunu ilâhlarımıza sen mi yaptın, ey İbrahim?" diye sordular. İbrahim, "Hayır" dedi. "Bu işi şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa onlara sorun!" dedi. Sonra kendi kendilerine dönüp, "Asıl haktan ayrılanlar sizlersiniz!" dediler. Sonra yine başlarını öne eğerek "Bunların konuşamayacağını pekâlâ biliyorsun" dediler. İbrahim "Öyleyse Allah'ı bırakıp da size ne fayda ne de zarar veremeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Size de Allah'ı bırakıp taptığınız bu şeylere de yuf olsun! Siz aklınızı kullanmaz mısınız?" dedi. Putperestler, "Eğer bir şey yapacaksanız, yakın onu ve böylece tanrılarınıza yardım edin!" dediler. Biz de, "Ey ateş" dedik, "İbrahim'e serin ve zararsız ol!" Ona bir tuzak kurmak istediler; fakat biz onları daha çok zarar eden taraf yaptık.
(Enbiyâ Sûresi, 55 - 70. ayetler)
Hz. İbrahim'in (AS) Müslümanlar için duası:
◼ Hz. İbrahim (AS), yoldan sapmışların hidayete erip hakikate ulaşmaları için dua etmiş, Allah'tan onlara kılavuzluk edecek bir peygamber göndermesini niyaz etmiştir.
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler eyle. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın. Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
(Bakara Suresi, 128-129. ayetler)
Bakara Suresi, 128 ve 129. ayetlerin tefsiri: ➡ "Hz. İbrâhim, Kâbe'yi inşa etmekle işlemiş oldukları hayrın kabul edilmesini niyaz ettikten sonra, kendisi ve oğlu İsmâil'le soylarından gelecek ümmetin Allah'a teslim olup itaat eden hâlis kullar olmaları, yüce Allah'ın takdirini bu yönde tecelli ettirmesi dileğinde bulunmuştur. Çünkü Allah isteyip takdir etmedikçe insanın O'na teslim olup itaat eden gerçek bir mümin ve müslim olması mümkün değildir.
◼ İşte, Peygamber Efendimiz (SAV) bu dua üzerine "Ben babam İbrahim'in duası, kardeşim İsa'nın müjdesiyim." demiştir.
Hz. İbrahim'in (as) tevhid konusundaki kararlılığı:
◼ Hz. İbrahim (AS), münafıklara "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." diyerek tevhid konusundaki tavrını ortaya koymuş ve Cenab-ı Hakk'a olan inancından taviz vermemiştir.
◼ Hz. İbrahim (AS), insanın Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölmesinin, hayat amacı olması gerektiğine dikkat çekmiştir.