Tarihi Atlı Han'ın ismi nereden geliyor?
Ülkemizde, mimari açıdan birbirinden güzel ve donanımlı pek çok tarihi han bulunur. Bunlardan biri de Eskişehir'in göz bebeği Odunpazarı'nda bulunan Atlıhan El Sanatları Çarşısı. Burası, zamanında bölgenin nabzını tutan bir mekan olmuş. Konaklamadan, hayvanların barınmasına kadar birden çok özelliği ile tarih sayfalarında yerini almış. Peki, tarihi Atlı Han'ın adı nereden geliyor? Sizler için araştırdık.
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔸 Kentsel Sit alanı içerisinde yer alan Atlıhan El Sanatları Çarşısı; adıyla olsun, çarşısıyla olsun oldukça dikkat çeken bir yer. Günümüzde Odunpazarı bölgesinin en hareketli noktalarından biri.
🔸 Çarşının içinde Eskişehir'e ait eşyaların satıldığı pek çok dükkan bulunuyor. Bunun yanında közde kahve, çay, sahlep gibi içereceklerin satıldığı bir bir kahve de var adı, Tarihi Atlıhan Kahvecisi.
🔸 Peki, Atlı Han deyince zihninizde ne canlanıyor? Bir zamanlar atların bağlandığı bir yer mi? Ya da daha fazlası mı? Durun hemen anlatalım.
🔸 Atlı Han, 1850'li yıllarda Eskişehir'in büyük toprak sahiplerinden Takattin Bey tarafından inşa ettiriliyor. Amaç ise çevre köy, kasaba ve şehirlerden gelen pazarcıların, seyyahların ve köylülerin konaklaması.
🔸 Ama bu hanı, diğer hanlardan ayıran bir özelliği var. Adında da anlaşılacağı üzere hayvanlara da konaklama imkânının sunulması elbette.
🔸 Her gün meydanda kurulan Odun Pazarı'na, odun satmak için gelen köylüler, önce Atlı Han'a uğrar; öküz arabalarını ve hayvanlarını buraya bırakır, pazara giderlermiş.
🔸 Akşam olduğunda buraya döner geceyi geçirirlermiş. Uzun yıllar bu şekilde devam etmiş. Kurtuluş Savaşı yıllarında Atlı Han'ın bulunduğu bölge Yunanlılar tarafından işgal edilmiş. Yunanlar; Beyler Sokak ile Tiryaki Hasan Paşa Sokağı'nın kesiştiği yerdeki bir numaralı evi karargah binası olarak kullanmışlar.
🔸 Askerler, her gün Atlı Han'ın karşısındaki meydana gelir, hava kararıncaya kadar kendileri için konulmuş masalarda oturur, Atlı Han'ın çay ocağından gelen çayı içerlermiş.
🔸 Şöyle bir rivayet var ki 19.yüzyılın sonlarına kadar han ortasındaki kuyu varlığını korumuş. Yunanlıların, Kurtuluş Savaşı'nda aldıkları ağır yenilgiden sonra bu bölgeden kaçarken altınlarını bu kuyunun içine attıkları söyleniyor.
🔸 Cumhuriyet ilan edildikten sonra ise Eskişehir Garnizon Komutanlığı, burayı o dönem hanın sahibi Çerkez Hüseyin'den atlarını barındırmak maksadıyla kiralamış.