Kalplere uzanan kanlı el: Misyonerlik
Rönesans ve Reform hareketleri ile temelinden sarsılan Vatikan, eski güçlü günlerine tekrar kavuşabilmek maksadıyla pek çok muhtelif harekete girişir. Bu hareketlerden en bilineni ve Katolikliğe tarih sahnesinde yeni bir yer kazandıracak olanı ise misyonerliktir. Tüm kıtalara yayılan misyonerler, dini görevlerini ön planda tutarak gittikleri bölgelerin kıymetli eserlerini de zaman içinde Vatikan'a taşırlar.
Giriş Tarihi: 27.06.2022
11:22
Güncelleme Tarihi: 25.06.2023
09:28
◾ Hıristiyanlığın tüm kıtalarda yayılma çabası olarak bilinen misyonerlik , bilhassa Rönesans ile hız kazandı.
◾ Çünkü Avrupa, artık kilisenin köhne ve yanıltıcı zihniyetinden kurtularak geleceğini onlara maddi bir rahatlık sağlayacaklarına inandıkları bilime yöneldi.
Yıkıcı Batı kurucu Doğu
◾ Avrupalılar 17. yüzyıl ile beraber bilimi bir din olarak benimsediler. Bu yeni din, onları aklın mahzenlerinden çıkararak zenginliğe götürecekti.
◾ Zenginlik diyoruz çünkü Müslümanları alt etmek ve geride kalan kavimlere hükmetmenin yolu Batılılar için akıl ve bilim den geçiyordu. Esasında herşey gibi onlar da amaca matuf birer araçtı .
Kapitalizm klasik üretebilir mi?
◾ Bu çerçeveden mesele ele alındığında kilise artık güçten düşmüş , sözü dinlenmeyen ve hakkında nefret söylemleri üretilen bir kurum haline geldi.
◾ Katolikler bu durumu aksine çevirmek ve yeni bir kilise imajı nı değerlerinden taviz vermeden oluşturmak için ciddi şekilde emek harcadılar.
Yeni dünya düzeni nasıl kuruldu?
◾ Uzun yıllar boyunca gerçekleştirilen araştırmalar ve tartışmalar ının sonucunda ortaya çıkan yegâne fikir ise sömürgeciliğin bir başka versiyonu oldu.
◾ Esasında kilise kendisini kabul etmeyen Protestanların fikirlerini farklı noktalara çevirerek ortaya misyonerlik adı altında, unutulmuş bir kurum u çıkardı.
Kağıttan ırmağa: Medeniyetimiz
◾ Lakin bu misyonun ilerlemesi, yayılması için bir lokomotife, ilerletici güce ihtiyaç vardı. Almanlar ve İngilizler mezhepleşerek Katolikliğin dışına çıkmışlardı.
◾ Fransız kralları ise papaya güvenmiyor onunla bir misyonu paylaşmak istemiyorlardı. Hatta meşhur Borgia papası (Rodrigo Borgia) zamanında İtalya'ya giren Fransız Kralı bu hakikati bizzat görmüştü.
Gönül coğrafyamız