Osmanlı'nın sırrı
Osmanlı Devleti'nin altı asırdan fazla bir süre ayakta kalması tesadüf değildi. Belli başlı kaideler üzerine inşa edilen Osmanlı, hem geçmiş devletlerin tecrübelerinden faydalanmış hem de gelecekte uygulanabilir modeller üzerine yoğunlaşmıştı. Peki, asırlar boyunca geniş bir coğrafyaya hükmeden Osmanlıların sırrı neydi?
◼ Dünya tarihindeki en temiz sayfalardan birisine sahip olan Osmanlılar, kurdukları idare ile altı asrı geçkin bir süre var oldular. Bu durum tesadüf değil, belli başlı esaslara dayanmıştı.
◼ Osmanlı'nın asırlar boyunca ayakta kalmasının sırrı; Eğitim sistemi ve yetişmiş devlet adamlarına sahip olmaları, İslam uğruna olan gayretleri, halka davranışları gibi temel esaslardı.
◼ Osmanlıların ilk dönemden itibaren oturan iyi bir eğitim sistemleri vardı. Medreselerde yetişen öğrenciler, halk içinde pratik eğitimlerini tamamlayarak eğitimin pratiğe bakan yönünü görürlerdi.
◼ Böylece iyi yetişmiş, anlayış kapasitesi yüksek kuşaklar ortaya çıkardı. Osmanlıların yıkılma sürecinde en çok ihtiyacını çektiği şey, yetişmiş insandı. Bu durum kaht-ı rical olarak adlandırılmıştı.
Kaht-ı Rical nedir?
Adam yokluğu anlamına gelen tabir yetişmiş insan eksikliğini ifade eder.
◼ Osmanlı idaresi altında Müslüman ve gayrimüslimler gayet rahat bir şekilde yaşadı. Kanunlar çerçevesinde Müslüman Osmanlı halkı, dört mezhep etrafında toplanmıştı.
◼ Irkların üstünlüğünün olmadığı bu sistemde Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri, halkın teveccüh gösterdiği mezhepler oldu. Genel idare, İslam ahkamı üzereydi.
◼ Cihan hakimiyetinin önemli noktalarından birisi de devlet yönetiminin Osmanlı Hanedanı'na has olmasıdır. Başka aileler Osmanlı'ya tabiidir.
◼ Bu da Avrupa'da olanın aksi bir durum oluşturdu. Soylu sınıfı Osmanlı içinde var olmadı ve devlet hane isyanları ile uğraşmadı. Nihayetinde bu uygulama, merkezi otoriteyi kuvvetli tuttu.