Arama

Peygamberimizin müjdelediği kentin kurucusu: 'Hz. Süleyman Efsanesi'

Sonu hüzünlü biten bir hikâyenin iki kahramanı. Hz. Süleyman ve İstanbul. Taşı toprağı altın İstanbul, aynı zamanda 'Hazreti Süleyman Makamı' olarak yüzyıllar boyunca anıldı. Peki, böyle bir ifade, İstanbul'u elinde bulunduran devletlerin kralları tarafından neden kullanılmıştı? Hz. İsa'dan, Peygamber Efendimizden bin yıl öncesinde İstanbul, nasıl biliniyordu? Bizans Kralı Jüstanyus, Ayasofya'nın açılışında neden Hz. Süleyman'ı yendiğini dile getirdi. İşte, Yedi Tepe İstanbul'un sayısız efsanelerinden Hz. Süleyman ve İstanbul'u sizler için inceledik.

  • 5
  • 13
HZ. SÜLEYMAN VE İSTANBUL EFSANESİNİ KİM YAZDI?
HZ. SÜLEYMAN VE İSTANBUL EFSANESİNİ KİM YAZDI?

Kutsal kitapların öykülerinden etkilenen Hz. Süleyman ve İstanbul efsanesi hakkında ilk kaynak Evliya Çelebi. O da Yanevan isimli Yunan tarihçisini kaynak göstermiş. Evliya Çelebi'nin birinci kitabın birinci cildine bakıldığında efsaneyle karşılaşıyoruz.

Efsaneye göre İstanbul, Peygamber Efendimizin doğumundan bin 600 yıl önce, Hz. Davut'un oğlu, 'Kâf'dan 'Kâf'a, insanlar ve cinler, vahşi hayvanlar ve kuşlara hükmeden Hz. Süleyman tarafından kurulmuştu.

  • 6
  • 13
TAŞI TOPRAĞI ALTIN İSTANBUL
TAŞI TOPRAĞI ALTIN İSTANBUL

Hz. Süleyman tüm dilleri biliyordu. Aynı zamanda adalet sembolüydü. Bu sebeple de İstanbul, adalet arayan, her dilden her dinmen mazlumların dertlerine derman olacağı umuduyla geldikleri bir kentti.

Şırıl şırıl akan kaynak suları, yemyeşil çayırları, çam, çınar, servi ve kavakları, tadında doyulmaz meyve ağaçları, türlü çeşit çiçekleri ile bu kent yeryüzünün cennetiydi. Ayrıca tertemiz havasıyla bu kent, hayata küsenlerin, içine kapananların, ince hastalığa yakalananların şifa aradıkları bir yerdi.

Taşı toprağı altın olan bu kentin, tekbir taşı bile bir Acem ülkesine bedeldi.

  • 7
  • 13
HZ. SÜLEYMAN, KAF DAĞLARI’NA KADAR YERYÜZÜNÜN TEK SULTANIYDI
HZ. SÜLEYMAN, KAF DAĞLARI’NA KADAR YERYÜZÜNÜN TEK SULTANIYDI

Anlatılanlara göre: Hz. Süleyman, Kaf Dağları'na kadar yeryüzünün tek sultanı olduğu halde, okyanusun ortasındaki Ferendüz Adası'nın hükümdarı Saydun'u bir türlü hükmü altına alamamıştı. Saydun çok gururluydu, Hazreti Süleyman da olsa kimseye boyun eğmiyordu. Hazreti Süleyman'ın buna canı çok sıkıldı ve Ferendüz Adası'na bir sefer düzenledi.

  • 8
  • 13
GAZAYA RÜZGARLA GİDEN SÜLEYMAN
GAZAYA RÜZGARLA GİDEN SÜLEYMAN

Hazreti Süleyman bir gazaya gideceği zaman emir verir, tahtadan bir döşeme yaptırırdı. Önce tahtı bu döşemeye yerleştirir, askerleri, hayvanları, bütün harb aletleri, teçhizatı ve gerekli her şeyi de yükletir, sonra da şiddetle esen rüzgara emrederdi. Rüzgar hemen tahta döşemenin altına girer-sabahtan öğleye kadar bir zaman içinde- onları bir aylık yola götürürdü. Bu seferinde yine öyle oldu. Hazreti Süleyman Ferendüz Adası'na gitti. İnsan ve cinlerden müteşekkil ordusuyla Kral Saydun'u yendi. Memleketini ve halkını esir etti. Sonra da Saydun'u huzuruna getirip ateş saçan kılıcıyla onu öldürdü.

  • 9
  • 13
GÜZELLER GÜZELİ ALİNA
GÜZELLER GÜZELİ ALİNA

Frendüz kralı Saydun'un dünyada eşi benzeri olmayan güzellikte genç bir kızı vardı. Adın "Alina" idi. Süleyman Aleyhisselam Alina'yı savaş hediyesi olarak aldı ve Hak dinine davet ederek onunla evlendi. Fakat Alina hep keder içinde yaşıyor, hep ağlıyordu.

Hazreti Süleyman bir gün kendisine sordu:

- Alina, senden ayrılmayan bu kaygı ve eksilmeyen bu gözyaşı nedir?

Alina ise: "Ya Eminullah, babamı hatırladıkça keder ve hasret içinde kalıyorum, emret de benim için babamın bir heykelini yapsınlar. Sonra da bir saray yaptır, ömrümün geri kalan kısmını o sarayda dua ve ibadetle geçireyim. Babamın heykeline baktıkça da kederlerim gider…" şeklinde cevap verdi.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN