Arama

Hayatı ve fikirleriyle Yazıcızadeler

Anadolu'da yaşamış önemli alimlerden olan Yazıcızadeler, eserleriyle Anadolu'ya ve İslam kültürünün hüküm sürdüğü topraklara ilmi anlamda çokça katkılar sunmuş iki isimdir. Yazıcızade Mehmet'in bilhassa Muhammediyye adlı eseri çokça ünlenmiş ve Peygamber Efendimizin (SAV) siyeri olma özelliği ile Müslümanlar için büyük ehemmiyet arz etmiştir. Sizin için Muhammediyye ve Yazıcızadeler'i araştırdık.

🔹 VAV TV'de yayınlanan "Göğerenler" programının bu haftaki bölümünde Anadolu'da alim ve ariflerden "Yazıcızadeler" konuşuldu. Programın konuğu Dr. Hanife Dönmez, Yazıcızadeler'in yaşadığı dönem ile ilgili "Yazıcıoğulları'nın yaşadıkları dönem olarak tam da bir geçiş noktasında olduklarını söyleyebiliriz." ifadesini kullandı. Ardından:

"Entelektüel olarak Selçuklu'nun bitip Osmanlı'nın Selçuklu mirası üzerinden yeniden yapılanmaya başladığı, hareketlendiği bir zaman dilimi, siyasi olarak batıya doğru hareketin akınlar şeklinde devam ettiği bir bölge, özellikle Anadolu'da tasavvuf yapılanmasının bugünkü anlamda henüz yerleşmediği bir dönemde yaşıyorlar. Bu geçiş sürecinde bir tasavvufi ortamda söz konusu. Bunun bir berzah zamanı da olduğunu düşünüyorum." sözleriyle konuyu detaylandırarak bu durumun Muhammediyye adlı esere de yansıdığını dile getirdi.

🔹 Eserlerinden yola çıkılarak Yazıcızadeler, eğitimlerini aldıktan sonra Gelibolu'ya geri dönüp, gözde alimler olarak bölgede öğrenci yetiştirirler. Yazıcızade Mehmet ve Ahmet'in Gelibolu'nun entelektüel dünyasını oluşturan iki isim oldukları biliniyor.

🔹 Gelibolu'da deniz kenarında çilehaneleri var, münzevi bir hayat sürdükleri biliniyor. Çok büyük bir kayaya oyulmuş iç içe iki oda şeklinde oluşturulmuş bir yapıda uzun süre vakit geçirirler.

Hafız-ı Şirazi'den alıntılar

🔹 Yazıcızadeler'in Ahmet ve Mehmet Bîcan (cansız) olarak anılmalarında içe dönmekten, ibadetle meşgul olmaktan bitkin bir dış görünüşe sahip olmalarının etkili olduğu düşünülür.

Gaza ve tasavvuf arasında nasıl bir ilişki vardır?

🔹 Programda Dr. Hanife Dönmez, Yazıcızade kardeşlerin gazalara katıldığından söz etti ve ardından:

"Gaza küçük cihatı ifade ederken tasavvuf ise nefs ile savaşı yani büyük cihatı ifade eder." sözleriyle gaza ile tasavvuf arasındaki bağlantıyı ifade etti.

Mehmet Bîcan'ın eserleri:

Megâribü'z-zamân

Arapça olan eser, beş vakit namaza işaret etmek üzere kainatın yaratılışına, peygamberlere, meleklere, kıyamete, Hakk'ın sözlerine dair beş bölümden oluşur.

Muhammediyye

Üç ana bölümden oluşan eseri Yazıcıoğlu Mehmet, 1446 yılında yazmaya başlar ve 1449 yılında tamamlar. Eser bir siyer özelliği gösterir.

↪ el-Müntehâ

Bu küçük eser, Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin tanınmış eserinin ilk şârihi Müeyyidüddin el-Cendî tarafından yapılan şerhinin ta'lîkātından ibarettir. Mehmet Bîcan, bu esere altmış üç beyitlik Arapça müstezad şeklinde bir Kasîde-i Rabbâniyye ekler.

Eski şiirin zirvesi: Fuzuli

Ahmet Bîcan'ın eserleri

↪ Envârü'l-âşıkīn

Ahmet Bican'ın ağabeyi Yazıcıoğlu Mehmed'in Megâribü'z-zamân adlı Arapça eserinin Türkçe serbest bir tercümesidir.

↪ Acâibü'l-mahlûkât

Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî'nin aynı ada sahip kozmografya, coğrafya ve biyolojiye dair Arapça eserinin serbest bir tercümesidir.

Kitâbü'l-Müntehâ ale'l-Fusûs

"Müntehâ" olarak tanınan bu eser, Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l Hikem'inin Müeyyed Cendî şerhine, Yazıcıoğlu Mehmed'in Müntehâ ismiyle Arapça olarak yazdığı şerhin Ahmed Bîcan tarafından yapılan Türkçe tercümesidir.Gelibolu'da tamamlanan eserde peygamber kıssalarından, dört halifeden, evliyalardan ve tasavvufî konulardan bahsedilir.

↪ Şemsiyye

Astroloji, astronomi ve meteoroloji konularından bahseden bu eser Melhame ya da Bostânü'l-hakāyık ismiyle anılır. Ahmed Bîcan'ın bu çalışması, babası Yazıcı Sâlih'in aynı adı taşıyan manzumesinin düz yazıya çevrilmiş şeklidir.

↪ Cevâhirnâme

Kırk beyit olarak hazırlanan bu mesnevide yakut, elmas, zümrüt, fîruze, akik gibi mücevherlerin tıbbî yönden faydaları ve etkileri anlatılmıştır.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN