Mustafa Özcan
24.03.2025
Mustafa Özcan
İsrail karşısında kainatın dili
Tüm Yazıları

İsrail karşısında kainatın dili

Fabl vasfı kazanmadan ya da taşımadan (hayvan hikayeleri) gerçekte hayvanlar nasıl bu kadar antisemit hale gelebiliyorlar? Neden acaba? Yahudiler, onlara ne yapıyor, nasıl kışkırtıyor? Bu sorunun cevabını kainatın entegre dilinde aramak gerekir. Allah'ın görünmeyen orduları var. Bunlar bazen hayvanlar bazen biyolojik varlıklar (haşerattan deve ve koyun sineği/negaf/ maggot gibi) bazen su ve ateş olabilir. Nitekim Nuh Aleyhisselam dönemindeki gibi bazen sular kaynıyor, insanoğlunun zulmüne tanıklık ediyor ve tepkisini bu surette dile getiriyor. Nitekim Kur'an bize tufan faslının sonunu şöyle anlatır "Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut." Buradan yerin ve göğün emir komuta zinciri içinde hareket eden ve hisseden varlıklar olduğunu anlarız. Bütün yer-gök ehli, yeri gelince Allah'ın görünmez orduları haline gelirler. ABD'nin Los Angeles yani melekler şehrinin başına geldiği gibi. Bu şehir, ateşle imtihan olmuştur.

Sina Yarımadası'ndan olmalı sınırdan İsrailli askerlerin üzerine bir vaşak saldırıyor ve bazılarını yaralıyor. Genellikle insana saldırmayan Mısır türü bir vaşak, sınırdan giriyor ve askerlerin üzerine atlıyor. Uyuyan hücreler gibi ne zaman harekete geçeceklerini ancak kendileri ve onları yaratan biliyor. Deve sineği ile kene gibi varlıklar, genellikle normal zamanlarda zararsız olsalar da uyanış vakitlerinde öldürücü olabiliyorlar. Mısır vaşağının sınırdan nasıl sızdığı ve İsrail askerlerine saldırdığı bilinmiyor. Merak konusu. Hangi saik bunları harekete geçirdi? Bu mesele İsrail'de yeni bir tartışma konusu oldu. Daha önce de benzeri hadiseler yaşanmıştı. Bir karga ile kedi, İsrail bayrağını yırtmış ve yerinden sökmüştü. Bunlar İsrail'de kötümser ve karamsar bir havaya neden olmuştur. Hayvanlar, şeamet tellallığı yaparlar mı? İsrail için uyarıcı görevlerini ifa ediyorlar. Ona son çıkış noktasını gösteriyorlar.

Daha önce de bir Rize ziyaretimde yerel halkın ağzından benzeri bir hikayeyi dinlemiştim. İsrailli bir turist kafilesi, Kaçkar Dağları'nda çadır kurarlar. Turistlerin özellikle yaz sezonunda tercih ettikleri dağlardan birisi de Rize'de bulunan Kaçkar Dağlarıdır. Rehberleriyle birlikte burada mola verirler. Rehberler, geceleyin bir gürültü ile uyanırlar. Etrafı kolaçan ederler ve hayretle İsrailli turist kafilesinin kaldığı çadırın darmadağın olduğunu görürler. Turist kafilesi, sağa sola kaçmıştır. Meğer antisemit (Yahudi aleyhtarı) bir ay gelerek çadırı devirmiş, dağıtmış ve turistlerin başlarına yıkmış! Bunlar tesadüf eseri olabilir mi yoksa hayvanlar alemi tarafından İsrail'e yapılan bir uyarı mı?

Peki, bu olaylar neden tekerrür ediyor? Hikmeti ne? İnsan eliyle yapılsa İsrail bunlardan ders çıkarmayabilirdi. Düşmanlığa hamledebilirdi! Hayvanlar aleminden gelince iş değişiyor! Bir de duyarsız insanların ve kitlelerin yerine hayvanlar harekete geçmiş oluyor. Burada hem İsrail'e ve hem de duyarsız insan kitlelerine mesaj var. Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az!

Nitekim bu olayın gerçekleştiği tarih (22 Mart 2025) Şeyh Ahmet Yasin'in şehadetinin 21'inci yıldönümüne denk geliyor. Şeyh Ahmet Yasin'in de dilinden başka vücudu hiçbir organı hareket etmiyordu. Sadece dilini döndürebiliyordu. Adeta cahiliyet döneminin tanınmış kahinlerinden Satih/Musattah Rebi Bin Rebia'yı hatırlatıyor. Satih de Hazreti Peygamberin çıkışını haber vermiştir. Satih gibi vücudunun hiçbir yanı tutmayan Şeyh Ahmet Yasin de İsrail'in sonunu haber vermiş ve 2027 yılında İsrail'in dağılacağını öngörmüştür.

İsrail karşısında kainat dile gelmiş konuşuyor. Hayvanlar kendi dilleriyle ve insanlar kendi dilleriyle finali fısıldıyorlar. Bu kahinler arasında siyasi kahinler de bulunuyor. Bunlardan birisi İsrail'de 'gazap peygamberi' veya 'uyarıcı peygamber' olarak anılan Emekli Tümgeneral Isaac Brik olup İsrail için henüz en kötü senaryonun gelmediğini söylüyor. İsrail'in bir iki yıl içinde göçeceğini haber vermektedir. İsrail yıkarken, yıkılmaktadır.

Hacer ile şecerin (taş ile ağaç) konuşma sürecinde kainat dile geliyor. Bütün işaretler İsrail'in vaktinin dolduğunu gösteriyor.

Gershon Hacophen gibi analizciler bir inanç savaşıyla karşı karşıya olduklarının idraki içindeler. Nihai tahlilde bu eksenin içinde Kahire de Ankara da var biz bu işin altından kalkamayız diyorlar. Esbap İsrail'i bir yere kadar kollayabilir. Beşerin ipi kısadır. Sonrası hak ile yeksandır!

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları